50 yaşında prostat büyümesi (BPH) teşhisi konan bir kişinin ömrünün kalan kısmında bu hastalıkla uğraşmak zorunda olduğunu söyleyen Op. Dr. Miraç Turan, ABD’de prostat hastalarının yüzde 20’si, Fransa’da yüzde 27, İtalya’da ise yüzde 50’sinden fazlasının önleyici ve koruyucu tedavide bitkisel fitoterapötik ilaçlar kullandığını ifade etti.
Prostat Hastalıkları Tedavi Edilebilir mi?: https://bit.ly/32ByLmR
Prostat ilacı ile alkol alınır mı: https://bit.ly/2ZLQ1nQ
Erkekte testosteron hormonu ve dihidrotestosteron hormonu prostat büyümesi ile ilgili bulunmuştur. Hadım edilmiş erkeklerde prostat büyümesi olmaz. Bu bulgudan yola çıkılarak hadım edilen erkeklerde yok olan hormonlar ve etkileri araştırılmıştır. Sonuçta testosteron ve dihidrotestosteron üzerine etki eden ilaçlar ortaya çıkarılmıştır.
Prostat dokusunda büyüme iki şekilde olur. Birincisi ve en sık rastlanan prostatın içerisinden geçen idrar kanalı yani üretrayı daralttığı büyüme şeklidir. Meydana gelen daralma idrar akımını engeller. İkinci grupta ise prostat dış kısma doğru büyür. Çok büyük hacimlere ulaştığı halde üretrada bası ve daralma meydana getirmez. Hastanın işeme ile ilgili şikayeti olmaz.
Prostatit teşhisi nasıl konulur?
Hastalığın tanısında ilk basamak detaylı bir öykünün alınmasıdır. Yakınmaların değerlendirilmesi ile çoğu kez tanıyı koymak mümkün olabilmektedir. Prostatın rektal (makat) yoldan parmakla muayene edilmesi ile çok değerli bilgiler elde etmek mümkündür. Bu muayene geçici bir süre rahatsızlık hissi verebilmekle birlikte, son derece basit ve zararsız bir yöntemdir. Genellikle bu aşamada prostatit tanısını koymak mümkün olabilmektedir. Bazı özel durumlarda rektal yolla prostat masajı yapmak ve idrar yolundan gelen sıvının tetkiki gerekebilir. Ayrıca bu masaj öncesi ve sonrasında ayrı ayrı idrar örnekleri alınarak da tetkik yapılması söz konusu olabilir.
Prostat Nedir?
Prostat, erkeklerde bulunan ve mesane (idrar kesesi) çıkışına yerleşmiş bir organdır.
Normalde 20 gr. civarı bir ağırlığa sahip olan bu doku özellikle 40 yaşından sonra büyümeye başlar.
Hem iyi huylu hem de kötü huylu prostat hastalıkları sıklıkla görülen hastalıklardır.
Orta yaş üstündeki erkeklerin yarısından fazlası prostatla ilgili bir hastalığa sahip olabilir. Prostat hastalıkları; prostatın iyi huylu büyümesi yani benign prostat hiperplazisi (BPH), prostat kanseri ve prostat iltihabı (prostatit) şeklinde sınıflandırılabilir.
prostat bezi komşulukları
İlaç TedavileriGünümüzde orta şiddette yakınmaları olan hastaların tedavisinde en sık yararlanılan yöntemdir. Tedavi için kullanımda olan birkaç grup ilaç vardır. Bütün ilaçlarda etki sürekli kullanım ile olanaklıdır.Alfa BlokörlerBir kısmı aynı zamanda yüksek tansiyon tedavisinde de kullanılan bu ilaçlar prostat ve mesane boynundaki düz kasları gevşeterek idrar akımını rahatlatırlar. Alfa blokör ilaçlar sağladıkları rahatlamaya karşın prostat boyutlarını küçültmezler. Genellikle günde bir kez ağızdan alınarak kullanılırlar ve etkileri çok çabuk başlar. Başağrısı, halsizlik, baş dönmesi ve nefes almakta zorluk gibi yan etkiler görülebilir. Halen kullanımda, etken maddeleri “alfuzosin, doksazosin, tamsulosin, terazosin ve silodosin” olan beş farklı alfa blokör ilaç vardır. Bu ilaçların tedavi edici güçleri birbirlerine yakındır. Ancak, silodosin ve alfuzosinin tansiyon düşürücü etkileri diğerlerine göre daha azdır.
Gençlerde genellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklardan sonra, orta ve ileri yaşlarda ise prostat büyümesinin zemininde gelişir. Tedavisi ilaçlarla yapılır ve hastaya istirahat önerilir. Akut prostatitler iyi tedavi edilmezlerse prostat apsesi gelişebilir. Ayaktan tedaviye yeterli yanıt alınamazsa hastalar hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir.
Kronik prostatit: İdrar yaparken yanma, kasıklarda ve/ veya yumurtalıklarda ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi gibi belirtiler vardır. Hatta hastaların yaklaşık %10 unda bel ağrısı bile görülebilir. Ateş olmaz. Bazı hastalarda cinsel boşalma esnasında peniste, yumurtalıklarda veya apış arasında ağrı ve rahatsızlık hissi de olabilir. Bu hastalık genellikle 20- 30 lu yaşlar arasında veya 40’ lı yaşların sonuna doğru görülür. Tanısı genelde hastadan alınan bilgiler ışığında ve ayırıcı tanıdaki idrar yolu enfeksiyonu veya üriner sistem taşı gibi hastalıklar ekarte edilerek konur. Kronik prostatin tedavisi problemlidir, çünkü ilaçların en zor geçtiği organlardan biri de prostattır. Bu nedenle tedavi süresi 4- 8 haftaya kadar uzayabilir. Konservatif öneriler olarak: haftalık 2- 3 kez cinsel boşalma, sıcak su oturma banyoları, kabızlıktan ve soğuktan kaçınma gibi tedbirlerin hastalık üzerinde iyileştirici etkisi bilinmektedir. Hastalık tekrarlayabilir ancak başka hastalığa dönüşme veya ciddi bir problem oluşturma riski yoktur.
Sign in to leave a comment.